Fernâme

Ferhan Şensoy, geçen yılın başından itibaren sahneye koyduğu tek kişilik oyunu “Fernâme” ile yıllardır takip ettiğimiz keskin ve pervasız eleştri bombardımanına devam ediyor. Fakat bu sefer eskisine göre biraz yorgun, biraz bezgin, biraz duygusal ve daha da kötümser çıkıyor sesi. “Artık evden çıkasım yok; yıllardır sahnedeyim, artık hevesim yok… tiyatro yapasım yok; yalnızlık büyük keyif, paylaşasım yok” diyor.

Oyunun ilk perdesinde günümüzün entellektüel bireyinin rahatsızlıklarının pek çoğunu dile getiriyor Ferhan Şensoy. Teknik eleman Hüseyin’in yardımı ile dış dünya ile de iletişim kuryor bir miktar. Fakat “Ferhangi Şeyler” gibi Şensoy’un tek kişilik de olsa ritmi yüksek diğer oyunlarındaki tempo burada yok. Zannedersem tiyatrocunun ruh halini yansıtıyor bu tempodaki yavaşlama.

Fername’nin ikinci bölümü ise daha çok toplam 17 kitap ve 51 oyuna imza atan yazarın kişisel anılarından bir derleme gibi bir bakıma. Daha çok sinema ile olan ilişkisini masaya yatırıyor Şensoy bu sefer. Özellikle kendi jenerasyonun çok daha yakından tanıdığı isimler anılıyor sahneden… kimisi duygusal kimisi neşeli anılar. Sonuna doğru bir name yollanıyor baba Şensoy’a… biraz şikayetçi biraz hüzünlü; ama son noktası yine kahkaha.

Günümüz Türk Tiyatro’sunun son kavuklusunu sahnede izlemek için mazerete gerek yok aslında. Ama biraz buruk ayrıldım bu sefer muhteşem Ses Tiyatro’sunun 4 numaralı kırmızı locasından.

Oyun ile ilgili daha fazla bilgi almak için:

http://www.ortaoyuncular.com/sezonodetay.asp?id=43

ferhan şensoy 01

Twitt

25. February 2008 by zeynox
Categories: Film / TV / Tiyatro, Güncel / Blog | Tags: , , , , , , , , | Leave a comment

Leave a Reply