Bu bayram Söke Doğanbey’deydik… Geze geze gittik; dere tepe, dağ bayır, hem dolaştık hem keyif yaptık. Birgün köyde, birgün dağda, birgün denizde, birgün antik kentte, bol bol da dalyana karşı terasımızda… günler su gibi geçti. Kanki Sinan’la çıktık yola. Detaylı bir Doğanbey turu ile hızlandırılmış bir Priene ziyareti yaptık hepberaber. Sonra kendisi başka alemlere aktı! Güneşli ılıman hava keyfimizi tamamladı… Dilek Yarımadası’nın her iki yakasını da bol bol gezdik. Bizim yakadan tepelere tırmandık; diğer yakadan kanyonda yürüdük. Hatta bir dahaki sefere iki yaka arasındaki parkuru yürümeye karar verdik. Milli Park’ın turkuaz koylarından denize girdik… 5-6 metre derinliklerde de cam gibi berrak sulardaki balıkları kovaladık. Karine’de deniz yürüyüşü yaptık. Levreğin yanına deniz börülcesini arkadaş ettik. Tam hasat zamanına denk gelmişiz… pamuklu yollarda seyahat ettik. Köyümüzün incirini, bahçemizin üzümünü, narını yedik. Geniş vakitlerde müzik dinledik, oyun oynadık, film seyrettik. Arada bulutların dağlardan aşağı inişini, ayın batışını, yıldızları seyrettik. Mavisi yeşili ile, rakısı balığı ile, düzü yokuşu ile çok keyifli bir tatildi. Her sene yapmak lazım dedirtti…






































