Leguin’e dönüş… Öteki Rüzgar
Ursula Le Guin hep en sevdiğim yazarlardan, Yerdeniz serisi ise gönülden bağlandığım kitaplardan olmuştur. Öyle ki belirli aralıklarla (birkaç yıl diyebiliriz buna) tüm seriyi baştan sonra tekrar okuyasım gelir; ve genellikle bunu aynen uygularım! Belki de bu benim kitap okuma tarzımdan kaynaklanıyor…
Kimileri kelime kelime sindirip analiz ederez kitap okumayı, bazen altını çizmeyi veya not almayı sever. Kimileri ise vakit buldukça ufak dozlarda okurlar, süreklidir ama okumaları. Ben, kendimi diğer hikaye sanatlarında da olduğu gibi (sinema, tiyatro, vs) deneyimlediğim öykünün içine bırakmayı, onunla bir olmayı seviyorum. Bütün konsantrasyonum ile orda olmayı, mümkün oldukça derinden! O yüzden de kitaplarımda kıvrılmış sayfalar, notlar, çizgiler pek bulunmaz – bilimsel kitaplar hariç. Hikayeyi okurken içinde yaşamayı, hissetmeyi; ve belki sonra unutup tekrar hatırlamayı seviyorum. İçinden parçalar koparmaksızın, bütün olarak.
İşte bu yüzden Leguin’in Yerdeniz serisi insanı hep başka bir dünyaya götürse bile; içinde yaşadığımız evrene o kadar doğal, o kadar güçlü ve şiirsel bağlarla bağlı ki… kitapları tekrar okumak bana eve dönmek gibi bir duygu, güven veriyor. Ve bazen onu unutmak geri dönüşü daha bir keyfili, daha bir heyecanlı kılıyor! Yerdeniz serisine uzun bir aradan sonra eklenen Öteki Rüzgar kitabını da bu duygularla okumaya başladım. Ondan hemen önce elime aldığım, aynı hayal dünyasının (ki bence bu hayal dünyası yaşamın özü ile çok daha ilişkili materyalist hayatlarımızdan) küçük parçalarını anlatan Yerdeniz Hikayeleri bir alıştırma, tanıdık yollarda keyifli bir yolculuk gibi oldu. Beni Yerdeniz’in dünyasına çekti.
Leguin’in Yerdeniz’inde ölüm hep önemli olmuştur. Öteki Rüzgar, belki de yazarın diğer kitaplarından çok daha fazla ve derinden ölüm ile ilgili. Fakat, bu romanın daha karanlık ya da daha depresif olduğu anlamını kesinlikle taşımıyor. Çünkü ölüm, Leguin’in dünyasının özünde yer alan, ve hatta yaşamı değerli kılan bir kavram. Özellikle bu romanda insanı teselli edici, ümit verici bir ruh var. Ve bu ruh o kadar doğal, içten ve dürüst ki… farkettirmeden içinize işliyor. Kişisel olarak da Öteki Rüzgar’ı okumak için daha iyi bir zamanlama belki de olamazdı benim için. Hepimizin hayatının belirli noktalarında ölüm bizlere çok yakından geçiyor… vaktimiz dolana kadar. Ve bu neredeyse dokunduğu anlarda bazen kendinizi kaybedebiliyorsunuz. Ya da ruhunuz zedelenebiliyor, içinize kapanabiliyorsunuz. Öteki Rüzgar, insana ölümün hep içimizde olduğunu; ancak onunla değerli olduğumuzu hatırlatıyor.
Dünya, evren ve yaşamla bağlarını arayanlara; onlara tutunanlara; ve hayalgücünün sürüklediği herkese tavsiye ediyorum.
Ursula Le Guin’in kişisel internet sayfası:
