alldesign 2015 İstanbul – Eleştiri

25/02/2015 // by zeynox

Geçtiğimiz hafta 19-21 Şubat tarihleri arasında All Fuarcılık tarafından düzenlenen alldesign 2015 – 4. Yaratıcı Endüstriler ve Gelişen Teknolojiler Fuarı & Uluslararası Tasarım Konferansları’na katılma fırsatı buldum. Öncelikle yarışmada davetiye hediye ederek katılmama imkan sağladıkları için minnettarım. Ama izlenimlerimi de yazmadan edemeyeceğim.
Kimi alışıldık fuar görüntüleri ve konuşmacıları olsa da değişik uygulama ve tasarım çalışmaları açısından keyifli bir içerik vardı denilebilir. Yine de yurt dışı örneklerine kıyasla eksikleri olan kısıtlı bir organizasyondu. Aslında bu kez beni en çok heyecanlandıran konferans programı içerisinde yer alan ünlü mimar Daniel Libeskind, transhümanist Nick Bostrum, Ford Avrupa tasarım müdürü Murat Güler gibi isimler ve yapabilecekleri ilham verici konuşmalardı. Asıl sorun da burada yaşandı.
İstanbul’da kar muhalefeti ile şehrin ritmi bozulmuştu evet, pek çok organizasyonda aksaklık yaşanıyordu. Burada da yaşanması olası ve mazur görülebilir bir durumdu. Ancak izleyiciler aksaklıklardan konuşma saati gelip de konferans salonunda oturduklarında (hatta gecikip de bekleme pozisyonunda) haberdar oldular! Yoğun bir tempo içinde programdan özenle seçip zaman ayırdığım konuşmacının saati geldiğinde anons yapılan duyuru ile İstanbul’a gelemediği haberi öğrendim mesela. Konferansın geri kalanında aynı olay 3-4 defa daha yaşandı. Daniel Libeskind 3 günlük takvime hiç katılamadı; gönderdiği video programlanan zamandan çok başka bir gün ve saatte yayınladı. Nick Bostrum gelebildi, ama konuşması bambaşka bir zamanda oldu. Bunları şans eseri izleyebildim. Aynı şey Seyhan Özdemir için de gerçekleşti. Murat Güler’i beklerken karşımıza Ford tasarım ekibinden başka biri çıktı… Her ne kadar konuşması ilginç olsa da planlanan konu değildi, o konuk ve konu hiç olmadı.
Burada vurgulamak istediğim nokta organizasyondaki aksaklıklardan ziyade bu zorunlu gözüken değişikliklerin duyurulmaması. Aksaklık olabilir… Ama programdaki değişiklikleri katılımcılara duyurmamak saygısızlık kanımca. Günümüzde iletişimin bunca çok kanalı yöntemi varken, etkinliği duyurmak için de bunlar kullanılıyorken bir zorunlu program değişikliği mesajı yazmak, yayınlamak, hiç olmazsa o gün fuar alanında duyurmak çok mu zor? Özellikle böyle profesyonellere hitap eden organizasyonlarda izleyicilerin zamanı en az konuşmacıların ve fuar katılımcılarının zamanı kadar, hatta belki onlardan da değerli. Nihayetinde bütün bunların hepsi bu profesyonellere ulaşmak için değil mi? Umarım bundan sonraki etkinliklerde dikkate alınır, yoksa maalesef “kendin çal kendin söyle” olur.

Share

Leave a Reply