PJ ABD Turne Tarihleri Açıklandı…
ABD’de yaşayan arkadaşlar için… Pearl Jam ülke içi konser tarihlerini ve bilet ön satış bilgilerini açıkladı. BURADAN bakabilirsiniz.
ABD’de yaşayan arkadaşlar için… Pearl Jam ülke içi konser tarihlerini ve bilet ön satış bilgilerini açıkladı. BURADAN bakabilirsiniz.
Pearl Jam’den Stone Gossard’ın yan projesi BRAD‘in son parçası “Runnin’ For Cover” ı resmi internet sayfalarından e-posta adresinizi vererek bedavaya indirebilirsiniz.
Geçtiğimiz Pazar akşamını Pazartesi gününe bağlayan gece nihayet Oscar ödülleri dağıtıldı! Son birkaç aydır neredeyse tüm boş vakitlerini aday filmleri seyretmeye adamış olan Oscar Takipçileri Komitesi olarak geceyi canlı izlemek üzere tam teşekküllü olarak toplandık. Kırmızı halımız olmasa da; şık kıyafetlerimiz, kokteyllerimiz ve de tatlılarımız ile geceye hazırdık! Komite başkan yardımcısı Selçuk Bey’in getirdiği renkli balonlara bağlı bir kutuda Jake arkadaşımız tarafından yollanan ev yapımı rengarenk “upcake”lerimiz çok lezzetli idi… Hazırlamış olduğumuz Oscar sonuçları anketlerimizi birer birer doldurduk ve sabaha kadar heyecanla sonuçları izledik.
Ancak maalesef sonuç tahminlerimde büyük hayal kırıklığı yaşadım. Bu sene tercihlerimi daha duygusal yapmış olmalıyım ki Akademi ödülleri epey farklı dağıttı. Anket sonuçlarında birinciliği 24 kategoriden 15 doğru ile Serdar Bey aldı. 12 doğru sonuçla Ebru Hanım ikinci olurken 8 doğru ile Selçuk Bey ile sonunculuğu paylaştık. Fakat “The Hurt Locker” filminin elde ettiği başarı Selçuk Bey’i çok mutlu ettmesine rağmen ben Avatar’a haksızlık yapılmış olduğu fikrindeydim. Elbette en iyi senaryo ödülünü almasını beklemiyordum; ancak sinema teknoloji ve endüstrisini bu denli etkileyen ve değiştiren bir filme hakkını teslim edeceklerini düşünüyordum. Gecede pek çok dalda ödülleri süpüren “The Hurt Locker” bence iyi bir film olmakla birlikte yılın en iyi filmi değildi.
Ayrıca en iyi senaryo dalında “Inglorious Basterds” ve en iyi kadın oyuncu dalında Sandra Bullock için de aynı hayal kırıklığı söz konusu idi. Her ne kadar politik açıdan Akademi’nin fazladan değer biçeceğini düşünsem de yılın performansının kesinlikle “Julie & Julia” ile Meryl Streep olduğundan emindim (hala eminim aslında). Yine de sanırım herkes gecenin en dokunaklı, en iyi ödül kabul konuşmasının Sandra Bullock’un olduğu konusunda hemfikirdir.
Gecenin ev sahibi ikilisi Steve Martin ve Alec Baldwin‘in sunuşlarının oldukça sönük olduğunu ve aday şarkıların bile sahnelenmediği törenin müzik & dans açısından çok fakir olduğunu da söylemeden edemeyeceğim. Böylece şahsen haftaya oldukça uykusuz ve keyifsiz başlamış oldum!
Tüm dallarda Oscar sonuçlarını BURADAN görebilir, geceye dair en önemli anları BURADAN izleyebilirsiniz. Geceden keyifli fotoğraflar daha sonra!
Dün gece Kenter Tiyatro’sunda “Kraliçe Lear” izledik… Eugene Stickland’ın yazdığı ve Yıldız Kenter’in sahneye koyduğu oyunun konusu kısaca şöyle:
“Kraliçe Lear”, sanatın, özellikle de insan yaratıcılığının, yaşamın getirdiği tüm kayıpların bir noktada üzerinden gelebilmesini anlatıyor. Yaşlanmak ve bunun çeşitli bedelleri, kuşaklar arası çatışma, şuur ile deliliğin arasındaki sınırın inceliği ve kaypaklığının anlatıldığı oyun üç karakterden ibaret.. Yaşlı bir oyuncu olan Jane, ona ezberde yardıma gelen liseli genç kız (Heather), ve çellist. Çellist ve ezgileri zaman zaman eski Yunan tiyatrosunda koronun gördüğü işlevi yükleniyor, zaman zaman da yaşlı oyuncunun bir çeşit “alter ego”su oluyor. Oyunda yaşlı oyuncu Jane’nin çalıştığı ve Shakespeare´in en önemli dört tragedyasından biri olan “Kral Lear” ile iç içe geçen Kraliçe Lear´da da yaşlılığın onulmaz bedelleri tema olarak Kral Lear´ı yansıtıyor.
Oyunla ilgili daha fazla bilgiyi BURADAN okuyabilir, Kenter Tiyatrosu’na bilet almak için BURAYA bakabilirsiniz.
Benim kişisel fikrim ise… Tek perdelik oyun oldukça iyi yazılmış olmakla birlikte metin olarak yenilikçi veya sarsıcı sayılamaz. Memnun olmakla birlikte büyüleci olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat sahnede 61 yılını doldurmuş olan Yıldız Kenter’in performansı için tam anlamıyla harika denilebilir. Oyunu inanılır kılan ve de seyirci ile farkettirmeksizin derinden bir bağ kuran usta oyuncuyu ayakta alkışlamamak mümkün değil. Zamana meydan okuyan fiziksel performansının çok daha ötesinde, oyunun temel duygusunu kendi varlığı ve birikimi ile yansıtıyor Yıldız Kenter. Oyunun sonunda beklenmedik bir şekilde gözlerimin dolması bu sebepten sanırım. Belki Kenter’e getirilebilecek (pek haddime değil ama fikrimi söylemeden edemeyeceğim) tek eleştri amuda kalkma sahnesi olabilir. Oyunun bütününde çok da gerekli gözükmeyen bu performans biraz da medyanın ilgisini yakalamak, tiyatroya daha fazla seyirci çekmek için yapılmış gibi duruyor. Oyun sırasında da alkış almasını anlamsız bulmakla birlikte; böyle medyatik yollara başvurma ihtiyacının nereden kaynaklandığını anlayabiliyorum. Kısaca “Kraliçe Lear” yaşam & zaman ile ilgili hepimizin kafasında dolanıp duran düşüncelerin sahnede hem keyifli bir yansıması hem de akıllarda yer eden bir iz bırakıyor. Bir de tiyatronun şu daracık koltuklarını yenileseler!
Bonnaroo Festivali’nde çalınan gelmiş geçmiş en güzel parçalardan oluşan bir derleme hazırlanmış… Dünyanın iklim değişikliğine karşı harekete geçilmesi için başlatılan kampanya kapsamında şarkıları bedava olarak indirebilmek için www.musicforaction.org sitesine girmeniz gerekiyor. Derlemenin içerisinde Pearl Jam’den Animalparçası yer alıyor.
3-6 Temmuz tarihlerinde Venedik’te yapılacak Heineken Jammin’ Festival’de Aerosmith, Green Day ve Skunk Anansie dışında Pearl Jam de yer alıyormuş… haberin devamını BURADAN okuyabilirsiniz.