Teo Can & Gülbin İstanbul’da September 15, 2009
…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
Dün gece son dakika pası ile (burdan Selçuk’a teşekkürler) Lenny Kravitz konserindeydik. Her ne kadar trafik faciası nedeni ile 1 saat kadar geç kalsak da Lenny abimizin de aynı sebepten dolayı gecikmesinden sadece yarım şarkı kaçırmış olduk!
Konser çok keyifliydi… hele bir de kalabalığa karışmadan arka ve yanlardan elde içkiler rahat rahat izleyince daha zevkli oldu. Lenny çoğunlukla eski ve bildik şarkılardan çaldı; biz de eşlik etme fırsatı bulduk. Abimiz siyah beyaz kombili kıyafeti ile çok havalıydı. Bir gitara bir piyanoya geçip sonlara doğru da kalabalığın arasına karışınca seyircinin kalbini kazandı! Sahnedeki diğer müzisyenler de çok yetenekliydiler… grubun tümü sahnede evlerindeymişçesine rahatlardı. Tüm soloları keyifle dinlettiler. Sedece bis için geri döndüğünde Lenny’nin tek şarkı ile hevesleri kursaklarda bıraktını söyleyebilirim. Keşke bir iki tane daha olsaydı dedirtti.
Kuruşeçme Arena’nın zemininin yetersiz eğimi yine sohbet konusu oldu… adam gibi bir eğim verseler bi yanda boğaz bi yanda yeşilliklerle mükemmel bir konser alanı olacak dedik yine! Ayrıca aşağıdaki WC kuruğu fotoğrafına dikkatinizi çekebilirim… hızlı ilerlediğini ve eskisine göre epey iyi olduğunu söylemeliyim. Ulaşımı denizden yapmak çok daha pratik olmasına rağmen elimizde olmayan gecikmeler bizi tekerleklere mahkum edince trafiğin esiri olmamız kaçınılmazdı. Ama dönüşte otoparktan çıktıktan sonrası daha rahattı…
Ara sokaklardan kendimizi Cihangir’e atıp orda bi konser sonrası değerlendirme toplantısı yaptık!!! Hafta içi gece sekmelerinden uzak kalmış insanlar olarak oldukça iyi performans sergilediğimizi düşünüyorum açıkçası!
………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
Gülbin bir günlüğüne İstanbul ziyareti yapınca buluşmaya bahane oldu… Mekan: Cihangir; zaman: gece ve ötesi; ekip: Gülbin, Ebru, Serap, Mark, Akgün, Hakan ve bendeniz (sondaki yeşil şalvar)…
Serap’ımız, İstanbul Tiyatro Festivali’nde oynadığı Atrocity Boulevard’ı Mezunlar Derneği daveti ile eski okulumuz Üsküdar Amerikan Lisesi’nde sahneledi! Bunca seneden sonra okula girdiğimiz anda hepimizin tüyleri diken diken oldu… özellikle Auditorium’un havası iyice eskilere götürdü; anıları canlandırdı. Geçmiş zamanın kalıntıları ile aynı yerde bulunmak bir yana bunca sene sonra aynı sahnede performans yapmak herhalde duygusallığın doruk noktası oldu! Seyircimiz de bu duygusallığı paylaştı sanırım. Oyundan sonra bir süre tebrikler… sohbetler. Sahneyi toparladıktan sonra seneye renuion için tekrar orada olacağımız ve mezuniyetimizin üstünden 15 yıl geçmiş olacağının geç gelen farkındalığı ve de şaşkınlığı ile ayrıldık kampüsten. Salacak’ta birşeyler içelim dedik… yorgunluk baskın çıktı en sonunda. (Oyundan fotoğraflar pek yakında!)
Geç ve güç oldu ama buluşmayı başardık! Her zamanki gibi renkli bir geceydi… akrobatik hareketler, sıra sıra fallar, kahkahalar, vs.
Mekan: Göztepe… Yoklama: Başak, Dafne, Ebru, Elif, Özge, Serap, Şule, Zeynep